🟢 Kısaca: Ticari Sözleşme Yönetiminde Öncelik Sırası
- ✔ Tedarikçi sözleşmelerinde teslimat/performans şartları, fiyat revizyon maddesi, gecikme cezası (TBK m.179-182) ve mücbir sebep tanımının açık yazılması gerekir.
- ✔ Bayi, tedarikçinin adına değil kendi adına ve kendi hesabına satış yapan bağımsız bir tacirdir; bu fark, bayinin sorumluluk ve vergi konumunu doğrudan belirler.
- ✔ Yargıtay, acenteye özgü TTK m.122 denkleştirme (portföy) tazminatını, belirli şartlarda kıyasen münhasır bayilik sözleşmelerine de uygulamaktadır.
- ✔ Distribütörlük sözleşmelerinde bölge/müşteri kısıtlamaları, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği çerçevesinde değerlendirilir.
- ✔ Sözleşme sonrası rekabet yasağı maddeleri süre, yer ve konu bakımından sınırlı olmalıdır; sınırsız veya aşırı geniş yasaklar hem TBK'nın genel ilkeleri hem de rekabet mevzuatı açısından risk taşır.
- ✔ Yabancı taraflı sözleşmelerde tahkim mi yoksa yetkili mahkeme mi seçileceği ve uygulanacak hukuk, sözleşme imzalanmadan önce netleştirilmesi gereken ayrı bir başlıktır.
📑 İçindekiler
1. Sözleşme Yönetimi Neden Sadece Hukuki Değil, Operasyonel Bir Konu?
Birçok KOBİ, tedarikçisiyle, bayisiyle veya distribütörüyle ilişkisini internetten indirilmiş bir şablon sözleşmeyle ya da hiçbir yazılı sözleşme olmadan, karşılıklı güvene dayanarak yürütüyor. İş hacmi küçükken bu yaklaşım sorun yaratmayabilir. Ancak sipariş adedi artıp tedarikçi sayısı çoğaldıkça veya bayi ağı büyüdükçe, sözleşmedeki her boşluk gerçek bir ticari riske dönüşüyor: gecikmiş bir teslimat yüzünden üretim durabilir, bir bayi tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedip tazminat talep edebilir veya bir distribütörle yapılan bölge kısıtlaması Rekabet Kurumu incelemesine konu olabilir.
Ticari sözleşme yönetimi (contract management), sözleşmeyi sadece imzalanıp bir çekmecede saklanan bir kağıt olarak değil, şirketin tedarik zincirini ve satış kanalını koruyan aktif bir risk yönetimi aracı olarak ele almayı gerektirir. Bu bakış açısı, aynı zamanda KOBİ'ler için satış stratejisi ve CRM süreçleri yazımızda ele aldığımız bayi/kanal yönetiminin, sadece satış hedefleriyle değil hukuki çerçeveyle de birlikte kurgulanması gerektiği fikrinin doğal bir devamı.
Standart bir şablon sözleşmenin en büyük eksiği, genellikle tarafların gerçek ticari ilişkisine göre değil, genel-geçer bir kalıba göre yazılmış olmasıdır. Fiyat revizyon mekanizması olmayan bir tedarikçi sözleşmesi, döviz kurundaki bir hareketle birlikte kâr marjını eritebilir; fesih koşulları belirsiz bir bayilik sözleşmesi, ilişkinin sona ermesi gerektiğinde beklenmedik bir tazminat talebiyle karşılaşılmasına yol açabilir.
2. Tedarikçi Sözleşmelerinde Dikkat Edilecek Unsurlar
Tedarikçi sözleşmesi, bir şirketin hammadde, yarı mamul veya hizmet alımını düzenleyen ve üretim/operasyon sürekliliğini doğrudan etkileyen sözleşme türüdür. Aşağıdaki beş unsur, en sık gözden kaçan ve en yüksek riski taşıyan maddelerdir:
📦 Teslimat ve Performans Şartları
Teslim süresi, teslim yeri, kısmi teslimat imkânı ve kabul kriterleri (miktar, kalite, ambalaj) açıkça yazılmalı. "Makul sürede teslim edilir" gibi belirsiz ifadeler, gecikme iddiasının ispatını zorlaştırır.
💱 Fiyat Revizyon / Endeksleme
Uzun süreli tedarikçi ilişkilerinde fiyatın hangi periyotta, hangi endekse (döviz kuru, ÜFE, hammadde borsa fiyatı) bağlı olarak revize edileceği önceden belirlenmeli; aksi halde revizyon talebi her seferinde pazarlık konusu olur.
⏱️ Gecikme Cezası (Cezai Şart)
TBK m.179-182 uyarınca taraflar, borcun hiç veya gereği gibi ya da zamanında ifa edilmemesi hâli için bir ceza koşulu kararlaştırabilir. Ceza miktarı serbestçe belirlenebilir, ancak hâkim aşırı gördüğü bir ceza koşulunu kendiliğinden indirebilir; bu nedenle ceza tutarının gerçekçi ve orantılı belirlenmesi, sözleşmenin uygulanabilirliği açısından önemlidir.
🌪️ Mücbir Sebep Maddesi
Hangi olayların mücbir sebep sayılacağı (doğal afet, savaş, genel grev, ithalat/ihracat yasağı gibi), bildirim süresi ve mücbir sebebin sonucu (askıya alma mı, fesih hakkı mı) sözleşmede somut şekilde tanımlanmalı; genel bir cümleyle geçiştirilmemeli.
🔍 Kalite ve Ayıp Sorumluluğu
Teslim edilen malın sözleşmeye uygun olmaması (ayıp) hâlinde alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğü, iade/değişim süreci ve ayıptan doğan sorumluluğun sınırları açıkça düzenlenmeli. Bu konuda TBK'nın satış sözleşmesine ilişkin ayıba karşı tekeffül hükümleri, tedarik sözleşmelerinde de yol gösterici referans noktasıdır.
⚠️ Karıştırmayın: Bayilik ile Distribütörlük Aynı Şey Değil
- Bayilik: Genellikle daha sınırlı bir bölgede, tek bir üreticinin/markanın ürünlerini kendi adına ve hesabına, nihai tüketiciye veya alt satıcılara satan bağımsız tacir ilişkisidir.
- Distribütörlük: Genellikle daha geniş bir bölgeyi (bir ülke veya birden çok il) kapsayan, çoğu zaman ithalat/lojistik/depolama yetkisini de içeren ve kendi altında bir bayi ağı kurabilen daha üst kademeli bir dağıtım ilişkisidir.
Türk hukukunda bayilik ve distribütörlük sözleşmelerini ayrı ayrı düzenleyen özel bir kanun bulunmuyor; ikisi de Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine dayanan isimsiz sözleşmeler. Ancak isim farkı önemsiz değil: taraflar arasındaki ilişkinin fiilen bayilik mi yoksa distribütörlük mü olduğu, sözleşmenin başlığından değil, tarafların gerçek yetki ve sorumluluk dağılımından anlaşılır ve fesih sonrası tazminat değerlendirmesinde bu fiili nitelendirme belirleyici olur.
3. Bayilik Sözleşmeleri ve Fesih Sonrası Tazminat Riski
Bayi, acenteden farklı olarak başkası adına aracılık etmez; malı tedarikçiden kendi adına ve kendi hesabına satın alıp kendi müşterilerine kendi adına satar. Bu fark, bayinin vergi mükellefiyeti, stok riski ve sorumluluk konumunu doğrudan belirler. Bayilik sözleşmesinde en çok tartışma yaratan üç başlık şunlardır:
- Münhasırlık (Exclusivity): Bayinin belirli bir bölgede tek yetkili satıcı olması. Münhasırlık, bayiye güvence verirken tedarikçiyi de o bölgede başka bir kanal açmaktan alıkoyar; bölge sınırlarının ve münhasırlığın karşılığında bayiden beklenen asgari performansın net tanımlanması gerekir.
- Asgari Satış Hedefleri: Sözleşmede yıllık/dönemsel asgari satış veya sipariş hedefi öngörülebilir. Hedefe ulaşılamaması sözleşmenin feshi için gerekçe sayılabilir, ancak hedefin gerçekçi belirlenip belirlenmediği ve bayiye önceden makul bir süre/uyarı verilip verilmediği, olası bir uyuşmazlıkta değerlendirmeye alınır.
- Fesih Sonrası Tazminat: Bayilik sözleşmesi sona erdiğinde, bayinin kendi çabasıyla oluşturduğu müşteri portföyünden tedarikçinin fayda sağlamaya devam etmesi söz konusu olabilir.
Denkleştirme (Portföy) Tazminatı: TTK m.122'nin Kıyasen Uygulanması
Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesi, sözleşme sona erdiğinde acentenin kazandırdığı yeni müşteri portföyünden müvekkilin (üreticinin/sağlayıcının) yararlanmaya devam etmesi hâlinde acenteye bir denkleştirme tazminatı hakkı tanır. Bu hüküm doğrudan bayilik ilişkileri için yazılmamış olsa da, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, özellikle münhasır bayilik (tek satıcılık) ilişkilerinde bayinin acenteye benzer şekilde bağımsız bir tacir olarak müşteri portföyü oluşturması durumunda, bu hüküm kıyasen bayilik sözleşmelerine de uygulanabiliyor.
Tazminatın doğması için genel olarak üç unsurun birlikte gerçekleşmesi aranır: bayinin tedarikçiye yeni müşteriler kazandırmış olması, sözleşme sona erdikten sonra tedarikçinin bu müşteri çevresinden önemli menfaat elde etmeye devam etmesi ve tazminat ödenmesinin somut olayda hakkaniyete uygun düşmesi. TTK m.122/2, tazminatın üst sınırını da açıkça belirler: tazminat, bayinin son beş yıllık faaliyeti boyunca elde ettiği yıllık kazancın ortalamasını aşamaz; sözleşme beş yıldan kısa sürmüşse faaliyetin fiilen sürdüğü dönemin ortalaması esas alınır.
Sözleşmeye "fesih hâlinde bayi hiçbir tazminat talep edemez" şeklinde bir hüküm konulması, tek başına bu hakkı ortadan kaldırmayabilir; zira denkleştirme, kanunun emredici nitelikte kabul edilen bir korumasıdır. Bu nedenle hem tedarikçi hem bayi tarafında, fesih öncesinde bu riskin somut olay bazında değerlendirilmesi önemlidir.
4. Distribütörlük Sözleşmeleri ve Bölge Kısıtlamaları
Distribütörlük sözleşmeleri de, tıpkı bayilik gibi, Rekabet Kurumu tarafından dikey anlaşma olarak sınıflandırılır ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında değerlendirilir. Bu, franchise sözleşmelerinin tabi olduğu çerçeveyle aynı Tebliğ; ancak distribütörlük sözleşmelerinde asıl hassasiyet konusu genellikle marka kullanımı değil, bölge ve müşteri kısıtlamalarıdır. Bu konuyu daha ayrıntılı ele alan Franchise Sistemi Kurmak yazımızda, aynı Tebliğ'in marka lisansı boyutuna değinilmişti; burada dağıtım ağı boyutuna odaklanıyoruz.
Tebliğ'in genel mantığı şu: tedarikçinin ilgili pazardaki payı belirli bir eşiğin altında kalıyorsa (franchise sözleşmelerinde olduğu gibi genellikle %30 eşiği referans alınır), aktif satış kısıtlamaları (distribütörün başka bir bölgeye yönelik reklam veya doğrudan pazarlama yapmasının sınırlanması) belirli şartlarla grup muafiyetinden yararlanabilir. Buna karşılık, pasif satışların (bölge dışından gelen kendiliğinden bir siparişin karşılanmaması gibi) tamamen yasaklanması, özellikle internet üzerinden satışı engelleyecek şekilde kurgulanan maddeler, rekabet hukuku açısından ciddi risk taşır.
Distribütöre sözleşme süresince başka markaların ürünlerini satmama yükümlülüğü (rekabet etmeme yükümlülüğü) getirilmesi de mümkündür, ancak Tebliğ bu yükümlülüğün süresiz olmasına ya da beş yılı aşmasına izin vermez; bu sınırın aşılması hâlinde ilgili madde, sözleşmenin geri kalanından ayrılabilir nitelikteyse yalnızca o madde grup muafiyeti dışında kalır.
💡 Uzman Notu
Uygulamada en sık gözden kaçan nokta, sözleşmenin başlığında "bayilik" veya "distribütörlük" yazsa bile, olası bir uyuşmazlıkta mahkemenin ilişkinin fiilen nasıl yürüdüğüne bakmasıdır. Bayinin ne kadar bağımsız hareket ettiği, tedarikçinin fiyat ve pazarlama üzerindeki kontrol düzeyi, müşteri portföyünün kime ait sayıldığı gibi fiili unsurlar, sözleşme metnindeki isimlendirmeden daha belirleyici olabiliyor. Bu nedenle sözleşme hazırlanırken sadece başlık ve şablon maddeler değil, tarafların günlük operasyonda gerçekte nasıl çalışacağı da metne yansıtılmalı; aksi halde sözleşme kağıt üzerinde bir şey söylerken, taraflar fiiliyatta başka bir ilişki yürütmüş olabiliyor.
5. Fesih ve Rekabet Yasağı Maddeleri
Sözleşme sona erdikten sonra bayinin veya distribütörün belirli bir süre rakip markalarla çalışmasını yasaklayan maddeler sıkça talep edilir; ancak bu tür maddelerin geçerliliği sınırsız değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun genel ilkelerine göre, kişinin ekonomik özgürlüğünü aşırı ve süresiz biçimde kısıtlayan taahhütler, kişilik haklarının korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde geçersiz sayılabilir veya hâkim tarafından kapsam ve süre bakımından daraltılabilir.
Bu nedenle sözleşme sonrası rekabet yasağı maddesi hazırlanırken üç sınırlamaya dikkat edilmesi öneriliyor:
- Süre bakımından sınır: Yasağın makul, belirli bir süreyle sınırlı olması; süresiz veya aşırı uzun tutulan yasakların hâkim tarafından indirilme veya geçersiz sayılma riski taşıdığı bilinmeli.
- Yer bakımından sınır: Yasağın, bayinin/distribütörün fiilen faaliyet gösterdiği bölgeyle sınırlı tutulması; ülke çapında veya sınırsız coğrafi kapsamlı yasakların savunulması güçleşir.
- Konu bakımından sınır: Yasağın, sözleşme konusu ürün/hizmet grubuyla sınırlı olması; bayinin/distribütörün genel olarak ticari faaliyette bulunmasını engelleyecek genişlikte kaleme alınmaması.
Ayrıca distribütörlük ve münhasır bayilik ilişkilerinde bu yasaklar Rekabet Kurumu'nun dikey anlaşmalar mevzuatı açısından da ayrıca değerlendirilir; sözleşme süresi boyunca uygulanacak rekabet etmeme yükümlülüğü ile sözleşme sonrasına sarkan yükümlülükler farklı ve daha sıkı sınırlara tabi tutulabilir. Bu nedenle rekabet yasağı maddesi, genel bir TBK değerlendirmesiyle değil, rekabet hukuku boyutu da dahil edilerek hazırlanmalı.
6. Anlaşmazlık Çözümü: Tahkim mi, Yetkili Mahkeme mi?
| Kriter | Yetkili Mahkeme | Tahkim |
|---|---|---|
| Süreç Hızı | Genellikle daha uzun, temyiz aşamalarına tabi | Genellikle daha hızlı, tek/az sayıda incelemeli |
| Maliyet | Görece düşük harç/masraf | Hakem ücretleri nedeniyle görece yüksek |
| Gizlilik | Kural olarak alenidir | Kural olarak gizli yürütülebilir |
| Yabancı Taraf İçin Uygulanabilirlik | Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de tanıma/tenfizi gerekebilir | New York Sözleşmesi sayesinde çok sayıda ülkede daha kolay tenfiz |
| Uzmanlık | Genel mahkeme hakimi | Ticari/sektörel uzman hakem seçilebilir |
Yerli iki taraf arasındaki, göreli olarak küçük hacimli sözleşmelerde çoğu zaman yetkili mahkemenin belirlenmesi yeterli olabiliyor. Buna karşılık, yurt dışında yerleşik bir tedarikçi veya distribütörle çalışılıyorsa, tahkim seçeneği ve kararların uluslararası düzeyde daha kolay tanınabilmesi önem kazanıyor. Yabancı taraflı sözleşmelerde ayrıca hangi ülke hukukunun uygulanacağı (uygulanacak hukuk/governing law maddesi) da mutlaka açıkça yazılmalı; bu madde belirtilmezse, uyuşmazlık çıktığında hangi hukukun uygulanacağı ayrı bir hukuki tartışma konusu haline gelebilir.
7. Kimler İçin Öncelikli?
🚀 Sözleşme Gözden Geçirmesi Öncelikli Olanlar
- ✔ Tedarikçi ağını büyüten veya yeni tedarikçilerle çalışmaya başlayan üretim/imalat şirketleri
- ✔ Bölgesel veya ülke çapında bayi/distribütör ağı kurmayı planlayan marka sahipleri
- ✔ Halihazırda şablon veya sözleşmesiz çalışan, hacmi büyüyen KOBİ'ler
- ✔ Bir bayilik/distribütörlük ilişkisini feshetmeyi ya da fesih tehdidiyle karşılaşan taraflar
- ✔ Yurt dışındaki bir tedarikçi/distribütörle sözleşme kuracak ihracatçı/ithalatçı şirketler
⏸️ Önceliği Görece Düşük Olan Durumlar
- ✔ Tek seferlik, düşük tutarlı, tekrar etmeyen alım-satım işlemleri
- ✔ Sözleşme metinleri düzenli olarak hukuk danışmanlığıyla güncellenen, kurumsallaşmış şirketler
- ✔ Aynı grup şirketleri arasındaki, üçüncü taraf riski taşımayan iç işlemler
8. Adım Adım Sözleşme Yönetimi Süreci
1. Envanter Çıkarma
Şirketin aktif tedarikçi, bayi ve distribütör sözleşmelerinin tam listesinin ve sürelerinin çıkarılması
2. Risk Taraması
Eksik cezai şart, mücbir sebep, fesih ve tazminat maddelerinin tek tek tespit edilmesi
3. Şablon Güncelleme
İlişki türüne (tedarikçi/bayi/distribütör) özel, gerçek çalışma biçimini yansıtan sözleşme şablonlarının hazırlanması
4. Müzakere ve İmza
Karşı tarafla kritik maddelerin (münhasırlık, hedef, rekabet yasağı) müzakere edilip sonuçlandırılması
5. Periyodik Gözden Geçirme
Yenileme tarihlerinin takibi ve mevzuat/piyasa koşulu değiştiğinde sözleşmenin yeniden değerlendirilmesi
9. Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar
- Sözleşmede "tazminat talep edilemez" yazması, denkleştirme gibi kanunun koruma altına aldığı bir hakkı her durumda ortadan kaldırmayabilir; bu tür feragat maddelerine güvenmeden önce somut olay değerlendirilmeli.
- Haksız fesih iddialarında talep edilecek tutar, çoğu zaman doğrudan cezai şart tutarı değil, tarafın uğradığı fiili zararın ispatına bağlıdır; bu nedenle zarar kalemlerinin (kayıp sipariş, yatırım maliyeti gibi) belgelenmesi önemlidir.
- Fesih sonrası taleplerde harekete geçme süresi kısa olabilir; ilişki sona erdikten sonra vakit kaybetmeden hukuki değerlendirme yaptırılması, hak kaybını önler.
- Bölge/müşteri kısıtlaması içeren distribütörlük maddeleri hazırlanırken, pasif satışları tamamen engelleyen ifadelerden kaçınılmalı; bu tür maddeler rekabet hukuku denetiminde ayrıca risk taşır.
- Yurt dışı taraflı sözleşmelerde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme/tahkim maddesi mutlaka açıkça yazılmalı; bu madde eksikse uyuşmazlık anında ek bir hukuki belirsizlik doğar.
10. Resmî Kaynaklar
- 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (Madde 179-182: Ceza Koşulu) - mevzuat.gov.tr
- 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (Madde 102-123: Acentelik, Madde 122: Denkleştirme) - mevzuat.gov.tr
- 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği - Rekabet Kurumu
- Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz - Rekabet Kurumu
11. Sık Sorulan Sorular
Bayilik sözleşmesi ile distribütörlük sözleşmesi arasındaki temel fark nedir?
İkisi de kendi adına ve hesabına satış yapan bağımsız tacir ilişkisidir; asıl fark ölçekte ortaya çıkar. Distribütör genellikle daha geniş bir bölgeyi (ülke veya çoklu il) kapsar, çoğu zaman ithalat/depolama yetkisi taşır ve kendi altında bir bayi ağı kurabilir. Bayi ise daha çok yerel/bölgesel ölçekte, distribütörün veya üreticinin altında satış yapan taraftır.
Bayilik sözleşmesi feshedildiğinde bayi her zaman tazminat alabilir mi?
Hayır. Denkleştirme tazminatı otomatik doğmaz; bayinin tedarikçiye yeni müşteri kazandırmış olması, tedarikçinin sözleşme bittikten sonra da bu portföyden önemli menfaat elde etmeye devam etmesi ve tazminatın somut olayda hakkaniyete uygun düşmesi gibi şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Ayrıca bu tazminat, TTK m.122/2 uyarınca son beş yıllık ortalama yıllık kazançla sınırlıdır.
Cezai şart maddesi çok yüksek yazılırsa geçerli olur mu?
Taraflar ceza tutarını serbestçe belirleyebilir, ancak TBK m.182 uyarınca hâkim, aşırı bulduğu bir ceza koşulunu kendiliğinden indirebilir. Bu nedenle cezai şart tutarının, tarafların gerçek zarar potansiyeliyle makul bir orantı içinde belirlenmesi, maddenin uygulanabilirliğini güçlendirir.
Distribütörün belirli bir bölgeye satış yapmasını tamamen yasaklayabilir miyim?
Aktif satış kısıtlamaları (o bölgeye yönelik doğrudan pazarlama/reklam yapmama) belirli şartlarda mümkündür. Ancak pasif satışların, yani bölge dışından kendiliğinden gelen bir siparişin karşılanmasının tamamen engellenmesi, Rekabet Kurumu'nun dikey anlaşmalar mevzuatı açısından risklidir ve grup muafiyetinden yararlanmayı tehlikeye atabilir.
Sözleşme sonrası rekabet yasağı süresiz olarak yazılabilir mi?
Önerilmez. Süresiz veya aşırı uzun tutulan rekabet yasakları, hem TBK'nın genel ilkeleri hem de dikey anlaşmalar mevzuatı açısından geçersiz sayılma veya hâkim tarafından daraltılma riski taşır. Yasağın süre, yer ve konu bakımından makul ve sınırlı tutulması gerekir.
Yurt dışındaki bir tedarikçiyle yapılan sözleşmede hangi ülkenin mahkemesi yetkili olur?
Bu, taraflarca sözleşmede açıkça kararlaştırılması gereken bir konudur. Sözleşmede yetkili mahkeme veya tahkim maddesi ile uygulanacak hukuk maddesi yazılmazsa, hangi ülke hukukunun ve hangi merciin uygulanacağı ayrı bir hukuki uyuşmazlık konusu haline gelebilir; bu nedenle bu maddelerin sözleşme imzalanmadan önce netleştirilmesi önemlidir.
🤝 Tedarikçi, Bayi ve Distribütör Sözleşmelerinizi Birlikte Gözden Geçirelim
Tedarikçi, bayi veya distribütör ağınızı büyütmeyi planlıyorsanız ya da mevcut sözleşmelerinizin cezai şart, münhasırlık, fesih ve rekabet yasağı maddeleri açısından gerçek riskini merak ediyorsanız, şirketinizin sözleşme yapısını birlikte değerlendirelim. Stratejik iş ortaklıkları ve iş geliştirme danışmanlığı hizmetimiz kapsamında sözleşme sürecinizi gözden geçirmemiz için bizimle iletişime geçin.
12. Sonuç
Tedarikçi, bayi ve distribütör ilişkileri, bir şirketin üretim sürekliliğini ve satış kanalını taşıyan temel yapı taşlarıdır. Bu ilişkileri standart bir şablonla veya sözleşmesiz yürütmek, hacim küçükken görünmez kalan bir risk biriktirir. Cezai şart, mücbir sebep, münhasırlık, fesih sonrası tazminat ve rekabet yasağı gibi maddelerin gerçek ticari ilişkiye göre kurgulanması, hem tedarikçi hem bayi/distribütör tarafında gelecekteki uyuşmazlıkların büyük kısmını daha en baştan önler.
Koray Akdağ / Sistem Global Danışmanlık olarak, bayi/distribütör ağı kurmak isteyen veya mevcut ağını büyüten şirketlere hem stratejik iş geliştirme hem de sözleşme yapısının gözden geçirilmesi konusunda bir arada danışmanlık sağlıyoruz; sözleşmenizin şirketinizin gerçek ticari ilişkisini yansıtmasını ve satış stratejinizle uyumlu kalmasını birlikte güvence altına alıyoruz.