Bir yazılım şirketi kurucusunun en sık sorduğu sorulardan biri budur: "Geliştirdiğim yazılımı tescil ettirmem gerekiyor mu, yoksa kodu yazdığım an zaten korunuyor mu?" Cevap kafa karıştırıcı gelebilir çünkü ikisi de kısmen doğrudur. Yazılımınızın telif hakkı, onu yazdığınız anda hiçbir işlem yapmanıza gerek kalmadan doğar. Ancak bu hakkı bir ortaklık anlaşmazlığında, bir rakip taklidinde veya bir yatırımcı görüşmesinde kanıtlamanız gerektiğinde, elinizde tarih damgalı resmî bir belge olup olmaması çok şey değiştirir. Bu yazıda yazılımın telif hakkının ne zaman doğduğunu, kayıt-tescilin zorunlu mu isteğe bağlı mı olduğunu, başvuru sürecini ve yazılımın neden genelde patentle değil telif hakkıyla korunduğunu güncel ve doğrulanmış bilgilerle ele alıyoruz.
⚡ Kısa Cevap
- ✔ Yazılımın telif hakkı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca eser meydana getirildiği anda kendiliğinden doğar; korunması için herhangi bir kuruma kayıt yaptırmak şart değildir.
- ✔ Kültür ve Turizm Bakanlığı'na kayıt-tescil, bilgisayar programları için isteğe bağlıdır; zorunlu tescil kuralı FSEK madde 13 çerçevesinde esas olarak belirli sinema ve müzik eserlerini kapsar.
- ✔ Tescil hak yaratmaz, beyana dayalı bir ispat kolaylığı sağlar: eserin kime ait olduğunu ve hangi tarihte var olduğunu resmî bir belgeyle kanıtlamanızı sağlar.
- ✔ Güncel isteğe bağlı kayıt-tescil işlem ücreti 1.970 TL'dir (Telif Hakları Genel Müdürlüğü güncel tarifesi); başvuru öncesinde teyit edilmesi önerilir.
- ✔ Yazılımlar, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 82/2 uyarınca "kendileri itibarıyla" patent korumasının dışındadır; esas koruma yolu telif hakkıdır, patent değil.
- ✔ Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi sayesinde yazılımınız, ek bir işlem yapmanıza gerek kalmadan sözleşmeye üye 180'den fazla ülkede de otomatik olarak korunur.
📑 İçindekiler
1. Yazılımın Telif Hakkı Ne Zaman Doğar?
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca bilgisayar programları, "ilim ve edebiyat eserleri" kategorisinde korunur; tıpkı bir kitap veya makale gibi. Bu korumanın en önemli özelliği, hiçbir formaliteye bağlı olmamasıdır: yazılımı meydana getiren kişi, kodu yazdığı anda hem mali hem de manevi haklara otomatik olarak sahip olur. Herhangi bir kuruma başvuru yapmanız, bir damga almanız veya bir sertifika çıkarmanız, korumanın başlaması için şart değildir.
Bu ilke, Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası Bern Sözleşmesi'nin temel kuralıyla örtüşür: eser sahipliği, herhangi bir tescile tabi tutulamaz. Ancak otomatik koruma ile "bu hakkı mahkemede, bir ortaklık görüşmesinde veya bir yatırımcı karşısında nasıl ispat ederim" sorusu birbirinden tamamen farklı konulardır. İşte kayıt-tescil tam da bu noktada devreye giriyor.
Kısacası: hakkınız zaten var. Tescil, o hakkı yaratmaz; sadece onu görünür ve tarih damgalı hale getirir.
2. Zorunlu mu, İsteğe Bağlı mı Kayıt-Tescil?
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü, Fikir ve Sanat Eserlerinin Kayıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik çerçevesinde iki farklı kayıt-tescil türü uyguluyor:
| Tescil Türü | Kapsamı | Bilgisayar Programları İçin |
|---|---|---|
| Zorunlu Kayıt-Tescil | FSEK madde 13 çerçevesinde esas olarak ticarete konu edilen belirli sinema ve müzik eseri kategorileri | Uygulanmaz |
| İsteğe Bağlı Kayıt-Tescil | Bilgisayar programları dahil ilim ve edebiyat eserleri, güzel sanat eserleri ve diğer eser grupları | Eser sahibinin talebiyle, beyana dayalı olarak yapılır |
Yani bir yazılım şirketinin, geliştirdiği her sürüm veya modülü Bakanlığa tescil ettirme zorunluluğu yoktur. Kayıt-tescil, eser sahibinin kendi tercihiyle başvurduğu, hak sahipliğini resmî bir belgeyle görünür kılan ek bir güvencedir.
⚠️ Karıştırmayın: Telif Hakkı Tescili ile Patent Başvurusu
Yazılım geliştiren kurucuların en sık yaptığı hata, "ürünümü koruma altına almak için patent almam gerekiyor" diye düşünmektir. Oysa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 82/2. maddesi, bilgisayar programlarını "kendileri itibarıyla" patent verilemeyecek konular arasında sayar; bu kural Avrupa Patent Sözleşmesi'ndeki düzenlemeyle de örtüşür. Bir diğer anlatımla, kaynak kodunuzun kendisi patentle değil, telif hakkıyla korunur. İstisna, bu yazılımın belirli bir teknik sorunu çözen, somut bir teknik etki yaratan bir sistemin (örneğin bir endüstriyel kontrol mekanizmasının) ayrılmaz bir parçası olduğu durumlardır; bu senaryoda patentlenebilecek olan yazılımın kendisi değil, içinde yer aldığı teknik buluştur. Markanız için ayrı bir konu olan tescil süreçlerine Marka Tescili ve Patent Başvurusu rehberimizden bakabilirsiniz.
3. Tescil Hak Yaratmıyorsa Neden Yaptırılır?
Hak zaten var olduğuna göre, kayıt-tescilin pratikte neye yaradığı doğal bir soru. Cevap, tescilin sağladığı somut avantajlarda gizli:
Tarih ve Sahiplik İspatı
Bir ortaklık ayrılığında, eski bir çalışanın kodu kendi adına kullanmaya kalkışmasında veya bir rakibin taklidinde, "bu yazılımı ben ve bu tarihte oluşturdum" iddianızı resmî bir belgeyle kanıtlamanız ispat yükünü ciddi şekilde hafifletir.
Yatırımcı ve Ortaklık Görüşmeleri
Due diligence sürecinde yatırımcılar, şirketin ana ürününün fikri mülkiyet durumunu sorgular. Tescil belgesi, şirketin en kritik varlığı üzerindeki hak sahipliğini net bir şekilde gösteren somut bir dokümandır.
Hukuki Sürecin Hızlanması
Bir telif hakkı ihlali davasında karşı tarafın itirazına karşı resmî tescil belgesi, mahkemeye sunulacak güçlü bir ilk delil niteliği taşır ve sürecin daha hızlı ilerlemesine katkı sağlar.
💡 Uzman Notu
Uygulamada en sık gözden kaçan nokta, yazılımın telif hakkının kurucuya değil, çalışana veya dış tedarikçiye ait olabileceği ihtimalidir. FSEK'e göre bir çalışan tarafından iş ilişkisi kapsamında oluşturulan eserlerde mali haklar genellikle işverene geçer, ancak bu sonucun netleşmesi, şirketin çalışan sözleşmelerinde ve freelance/tedarikçi anlaşmalarında fikri mülkiyet devrine ilişkin açık bir madde bulundurmasına bağlıdır. Bu maddeyi es geçen bir şirket, yıllar sonra kendi ürününün telif hakkının kime ait olduğunu tartışan tarafa dönüşebilir. Dolayısıyla kayıt-tescil kadar, sözleşmelerdeki hak devri maddesinin de başvuru öncesinde gözden geçirilmesi önemlidir.
4. Başvuru Süreci: Adım Adım
İsteğe bağlı kayıt-tescil başvurusu, Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün TEHAKSİS otomasyon sistemi üzerinden yürütülen, nispeten sade bir süreçtir:
Eser Örneğinin Hazırlanması
Başvuru Formunun Doldurulması
Ücretin Ödenmesi
Bakanlık İncelemesi
Kayıt-Tescil Belgesi
4.1. Eser Örneğinin Hazırlanması
Başvuru sahibi, tescil talep edilen yazılımın kimliğini ortaya koyan bir örneğini (kaynak kodunun ilgili kısmı, ekran görüntüleri, teknik dokümantasyon gibi) başvuruya eklemek üzere hazırlar. Ticari sır niteliğindeki kodun tamamının ifşa edilmesi gerekmez; eserin kimliğini belirleyecek ölçüde bir örnek genellikle yeterlidir.
4.2. Başvuru Formunun Doldurulması
Başvuru, Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün başvuru ekranı üzerinden yapılır. Formda eser sahibinin (gerçek kişi için T.C. Kimlik No, tüzel kişi/şirket için vergi kimlik numarası) bilgileri, eserin adı, türü ve oluşturulma tarihi beyan edilir. Başvuru bir vekil aracılığıyla yapılıyorsa vekaletname de sisteme yüklenir.
4.3. Ücretin Ödenmesi
İşlem ücreti, başvuru sahibinin T.C. Kimlik No'su (gerçek kişi) veya vergi kimlik numarası (şirket, kurum, dernek vb.) üzerinden, Bakanlığın belirlediği bankalar veya Hazine ve Maliye Bakanlığı muhasebe birimleri aracılığıyla ödenir.
4.4. Bakanlık İncelemesi ve Belgenin Düzenlenmesi
Bakanlık, başvuruyu şekli olarak inceler; eserin içeriğinin özgünlüğü veya kalitesi hakkında bir değerlendirme yapmaz, zira tescil beyana dayalıdır. Eksiksiz başvurularda süreç tamamlanıp kayıt-tescil belgesi düzenlenir. Belgenin doğruluğu, Bakanlığın "Belge Doğrulama" sayfası üzerinden sonradan da teyit edilebilir.
5. Ücret ve Süre (2026)
Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün güncel tarifesine göre isteğe bağlı kayıt-tescil başvurusu için uygulanan işlem ücreti 1.970 TL'dir. Bu ücret, başvuru türüne göre ayrım yapmaz; bilgisayar programları da dahil tüm isteğe bağlı başvurularda aynı tutar geçerlidir.
Bu tutar yalnızca Bakanlığa ödenen resmî işlem ücretidir; başvuru dosyasının hazırlanmasında dışarıdan danışmanlık desteği alınırsa bu hizmet bedeli ayrıca değerlendirilir. Tarife her yıl güncellenebildiğinden başvuru öncesinde Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nün resmî güncel ücret sayfasından teyit alınması önerilir.
⏱️ İşlem Süresi
Eksiksiz ve şekli açıdan uygun başvurularda süreç nispeten hızlı sonuçlanır; süre, Bakanlığın o dönemdeki başvuru yoğunluğuna göre değişebilir.
🔄 Koruma Süresi
Telif hakkının kendisi, FSEK'e göre eser sahibinin hayatı boyunca ve ölümünden sonra 70 yıl sürer. Tescil belgesi süresiz bir kayıttır; yenileme gerektirmez, çünkü hakkı yaratan tescil değil, eserin kendisidir.
6. Yurt Dışında Koruma: Bern Sözleşmesi
Marka ve patentten farklı olarak, telif hakkı için ülke ülke ayrı başvuru yapmaya gerek yoktur. Türkiye'nin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi, üye ülkelerin birbirlerinin vatandaşlarının eserlerini otomatik olarak, ek bir formaliteye gerek kalmadan koruması ilkesine dayanır. Bu sayede Türkiye'de oluşturduğunuz bir yazılım, sözleşmeye üye 180'den fazla ülkede de telif hakkı korumasından yararlanır.
Bu durum, özellikle yazılımını yurt dışına satan veya yurt dışında şirket kurarak büyüyen girişimler için önemli bir avantajdır. Ancak otomatik koruma, bir uyuşmazlık durumunda hangi ülkenin mahkemesinde, hangi ispat standardıyla hak arayacağınız sorusunu ortadan kaldırmaz; Türkiye'deki kayıt-tescil belgesi, yurt dışındaki bir süreçte de tarih ve sahiplik ispatı için destekleyici bir belge olarak kullanılabilir.
Yurt dışında şirket kurarak büyümeyi planlıyorsanız, fikri mülkiyet varlıklarınızın yeni şirket yapınıza doğru şekilde devredilmesi de ayrı bir planlama konusudur; Yurt Dışında Şirket Kurmanın Avantajları rehberimizde bu süreci detaylı inceleyebilirsiniz.
7. Kimler İçin Önemli, Ne Zaman Yaptırılmalı?
Kayıt-tescil her yazılım için aynı öncelikte olmayabilir, ancak aşağıdaki profillerde erken yaptırılması özellikle önem taşır:
- Ürününün kaynak kodunu birden fazla kurucu veya ortakla birlikte geliştiren startuplar; bir ortaklık ayrılığında hak sahipliği tartışmasının önüne geçmek için.
- Yazılımını dışarıdan bir ajans, freelancer veya yazılım evine geliştirten şirketler; hak devri sözleşmesi zayıfsa tescil ek bir güvence sağlar.
- Yatırım görüşmelerine hazırlanan veya due diligence sürecinden geçecek yazılım/teknoloji şirketleri.
- Ürününü yurt dışı pazarlara veya SaaS modeliyle uluslararası müşterilere satan şirketler.
- Eski bir çalışanın veya ortağın aynı kodu başka bir şirkette kullanma ihtimaline karşı önlem almak isteyen kurucular.
8. Dikkat Edilmesi Gerekenler
9. Resmî Kaynaklar
10. Sık Sorulan Sorular
Yazılımımı tescil ettirmezsem telif hakkım olmaz mı?
Hakkınız zaten vardır. FSEK'e göre telif hakkı, eser meydana getirildiği anda kendiliğinden doğar ve tescile tabi değildir. Kayıt-tescil yaptırmamanız hakkınızı ortadan kaldırmaz; ancak bir uyuşmazlıkta sahiplik ve tarih ispatını zorlaştırabilir.
Yazılımımı patentle koruyabilir miyim?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 82/2 uyarınca bilgisayar programları "kendileri itibarıyla" patent korumasının dışındadır. Yazılım, somut bir teknik buluşun (örneğin bir donanım/kontrol sisteminin) ayrılmaz parçası ise o buluş patentlenebilir; ancak kodun kendisi esas olarak telif hakkıyla korunur.
Kayıt-tescil başvurusu için kaynak kodumun tamamını paylaşmam gerekir mi?
Başvuru, eserin kimliğini belirleyecek bir örnek ister; kodun bütününün ifşa edilmesi genel bir zorunluluk değildir. Ticari sır niteliğindeki kısımların korunması için başvuru dosyasının nasıl hazırlanacağı konusunda dikkatli davranmak gerekir.
Şirket adına mı, kurucu adına mı tescil yaptırmalıyım?
Bu, yazılımın fiilen kimin tarafından ve hangi hukuki ilişki altında (çalışan, ortak, dış tedarikçi) geliştirildiğine bağlıdır. Mali hakların şirkete devredildiği sözleşmeler varsa tescil başvurusunun da şirket adına yapılması, ileride devir/satış veya yatırım süreçlerinde belirsizliği önler.
Yazılımımın yeni bir sürümünü her çıkardığımda yeniden mi tescil ettirmeliyim?
Değişikliğin boyutuna bağlıdır. Küçük hata düzeltmeleri genellikle yeni bir tescili gerektirmez; ancak önemli bir fonksiyonel yenilik veya önemli bir yeniden yazım söz konusuysa, bu yeni versiyonun da ayrıca ispat güvencesine kavuşması için tescil ettirilmesi değerlendirilebilir.
Telif hakkı tescili yurt dışında da geçerli mi?
Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi sayesinde yazılımınız sözleşmeye üye diğer ülkelerde de otomatik olarak korunur; ek bir yurt dışı tescile gerek yoktur. Türkiye'deki kayıt-tescil belgesi, gerektiğinde yurt dışındaki bir uyuşmazlıkta da destekleyici bir ispat belgesi olarak kullanılabilir.
Sonuç
Yazılımınızın telif hakkı, onu yazdığınız anda zaten sizin. Kayıt-tescil bu hakkı yaratmaz, ama bir ortaklık anlaşmazlığında, bir yatırımcı görüşmesinde veya bir hukuki uyuşmazlıkta elinizde tarih damgalı, resmî bir ispat belgesi olmasını sağlar. Üstelik güncel ücretiyle (1.970 TL) ve nispeten sade süreciyle, çoğu yazılım şirketi için göze alınamayacak bir maliyet değildir. Asıl kritik olan, bu tescili doğru zamanda, doğru taraf adına ve sözleşmelerinizdeki hak devri maddeleriyle birlikte, bütüncül bir fikri mülkiyet stratejisinin parçası olarak ele almaktır.
Şirketinizin yazılım ve diğer fikri mülkiyet varlıklarının kurumsal stratejinize, sözleşmelerinize ve şirket değerinize doğru şekilde yansıtılması için Koray Akdağ / Sistem Global Danışmanlık olarak yanınızdayız.
🤝 Fikri Mülkiyet Varlıklarınızı Kurumsal Stratejinize Dahil Edelim
Yazılımınızın telif hakkı durumunu, çalışan/tedarikçi sözleşmelerinizdeki hak devri maddelerini ve bu varlığın kurumsallaşma, due diligence veya şirket değerleme sürecindeki yerini birlikte değerlendirelim. Şirketinizin fikri mülkiyet durumunu görüşmek için bizimle iletişime geçin.